Yaşamımızın her anında karar veririz . Ancak bu durum çoğu zaman otomatikleştiği için “şu an karar veriyorum” gibi bir farkındalığımız olmayabilir. Aslında bu otomatikleşme beynin ekonomiklik(tasarruf) ilkesiyle ilgilidir, yani aynı kararı vereceğimiz zamanlarda süreçleri tekrarlamak yerine beyin bunu enerjiden ve zamandan tasarruf etmek için otomatik gerçekleştirir.
Alışılmış durumlar dışında, sonucunun bizi çok fazla etkileyeceği durumlarda, bizim için bir dönüm noktasına sebep olacağında ve kaygı uyandıran tercihler arasında kaldığımızda “şu an karar veriyorum, hatta şu an karar vermeliyim” farkındalığı oluşur. Burada beyin otomatikleştirme sürecine girmez çünkü olağan durumlar dışında bir durumla karşı karşıyadır, stres hormonunun seviyesi yükselmiştir, bir nevi alarma geçilmiştir. Zaten hepimizi de saatlerce düşündüren işte bu kısımdır. Peki bu kısımda beyin otomatik karar vermeyi bırakıyorsa nasıl karar vereceğiz? Öncelikle şunu bilmeliyiz ki karar vermek bir anda olan bir şey değildir (otomatikleşme durumu aynı süreçlerden geçtiğimiz için olur, direkt olarak karar verdiğimiz için değil) “karar vermek dinamik yapılı bir süreçtir”. Belli aşamaları vardır, sağlıklı sonuçlar almak için bu aşamalardan sağlıklı bir şekilde geçmemiz gerekir.
KARAR SÜRECİNİN AŞAMALARI:
1- Sorunun belirlenmesi
2- Seçeneklerin belirlenmesi ve Seçeneklerin karşılaştırılması
3- Kararın verilmesi
4- Kararın uygulanması ve takibi
SORUNUN BELİRLENMESİ:”İyi tanımlanmış sorun, yarı yarıya çözümlenmiş sorundur”. Öncelikle bir çatışma başlar, az önce de bahsettiğimiz gibi alarm sinyali alırız. Bu alarm sinyalinin nereden geldiğini doğru tespit etmek bizi doğru seçenekleri bulmaya götürecektir. Örneğin; çocuğunuz/kardeşiniz ödev yapmak istemiyor, ödevlerini sürekli erteliyor. Siz de onun ödevini yapması için ona sürekli ödüller veriyorsunuz ya da onu cezalandırıyorsunuz(yani seçenekleriniz ona hangi ödülü ya da hangi cezayı vermek oluyor). Halbuki ona bunu neden yapmadığını sormuyorsunuz. Belki de yapmıyor değil de yapamıyordur. Onunla konuştuğunuzda ödevini tam olarak anlayamadığını/ödevini zor bulduğunu söylüyor. İşte şimdi gerçek sorunu biliyorsunuz ve bunun için doğru seçenekler bulabileceksiniz.
SEÇENEKLERİN BELİRLENMESİ VE SEÇENEKLERİN KARŞILAŞTIRILMASI: Bir anda en doğru kararı bulmak pek mümkün olmayabilir. Ya da o karar her duruma uygun olmayabilir. Önce birden fazla seçenek oluşturup daha sonra bir “karar tartısı” kullanmamız sağlıklı olacaktır. Örneğin; meslek seçimi yapmanız gereken bir süreçtesiniz. Kendi yeteneğinize uygun birkaç meslek oluşturup daha sonra da diğer faktörleri de değerlendirerek uygun mesleği seçebilirsiniz. Çünkü yeteneğinize en uygun olan meslek, bulunduğunuz coğrafyada çok fazla ilgi görmüyor olabilir ya da sizi tatmin edecek bir çalışma alanı olmayabilir. Burada seçenekleri çoğaltırak daha geniş bir açıdan bakıp her konudan seçenekleri tartarak karar vermek en sağlıklısı olacaktır.
KARARIN VERİLMESİ:Sorunumuzu belirledik, seçeneklerimizi oluşturduk ve seçeneklerimizi karşılaştırdık. Bu karşılaştırmalar sonucunda seçeneklerden birini tercih ettik. Burada önemli bir konu da tercihlerimizin sorumluluğunu almak, yani karar verirken kendi irademizle karar veriyor oluşumuz kararın sonuçlarının da sorumluluğunu bize verecektir. Sorumluluk deyince korkunç geliyor olabilir. Ama aslında sorumluluğun güzel yanları da vardır: İyi bir sonucun tüm mükafatı sizindir, kötü bir sonucunsa tüm dersleri ceplerinizi doldurur ve bir sonraki kararınız için harika şeyler öğrenmiş olursunuz. Bu öğrendiklerimiz birer tecrübedir. Ve biliyoruz ki doğduğumuzdan beri bu tecrübeler sayesinde bir şeyleri öğreniyoruz ve gelişiyoruz. Bu yüzden tecrübe etmekten kaçınmak yerine tecrübe edebileceğimiz anlar yaratmayı denememiz daha faydalı olacaktır.
KARARIN UYGULANMASI VE TAKİBİ: Aslında büyük çoğunluğundan önceki aşama içerisinde bahsetmiş olduk. Kararı uyguladığımızda süreç bitmiyor. Verdiğimiz karar doğru ise yani bize iyi gelmiş ise bu kararı benzer durumlarda da tercih edebileceğimiz bir arşive atarız(otomatikleşme), eğer kararımızın sonucundan memnun değilsek buradaki yanlış noktalara ya da doğru gitmeyen elemanlara dikkat kesilerek bir sonraki kararımızın daha etkili olmasını sağlayabiliriz.
“İyi Kararlar Tecrübe Sayesindedir, Tecrübe ise Kötü Kararlar Sayesinde.” Will Rogers
Yorumlar