Beklentilerin Davranışlara Yön Verme Gücü Vardır.
- Nuray Can

- 11 Ağu 2019
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 17 Ağu 2019
“Beklentilerin Davranışlara Yön Verme Gücü Vardır”

NOSEBO
Hepimizin plasebo hakkında artık az çok bilgisi vardır. Yine de bir tanım yapmak gerekirse “plasebo etkisi, bir ilaç veya tedavi yönteminin, tıbbî açıdan kanıtlanmış özellikler barındırmamasına rağmen, kişide hastalığın iyileştiği algısını oluşturmasıdır”. Nosebo etkisi ise , kişinin herhangi bir tedavi yöntemi veya ilaçla ilgili olumsuz beklenti ya da korkularının, kişide birtakım yan etkilere sebep olması durumudur. Nosebo sözcüğü Latince’de “zarar vereceğim” anlamı taşır ve plaseboya zıt şekilde işler. Örneğin, penisilin ilacının alerjik reaksiyonlara sebep olduğunu duyan bir kişinin penisilin ilacını aldığında kaşıntı gibi alerjik reaksiyonlarla karşılaşması. Aynı şekilde çoğumuz otobüslerde ters oturmak istemeyen, ters oturduğunda midesinin bulandığı kişilerle karşılaşmışızdır. Bu kişilerle sık sık karşılaşanların bir süre sonra kendisinin de aynı şekilde midesinin bulandığı tespit edilmiştir. Şimdi olaya farklı bir açıdan bakarsak, sabah kalktınız çalar saatiniz çalmış ama duymamışsınız, eyvah işe geç kaldınız! Kahvaltı yapmaya vakit bile yok. Hızlıca hazırlanıp çıktınız aksilik bu trafik de her zamankinden daha fazla. Bir de üzerine patronunuz her zamankinden daha da erken gelmiş. Ne düşünüyorsunuz? Böyle bir durumda genelde “bugün her şey beni buluyor, her şey üst üste geldi, günüm berbat geçiyor...” gibi çarpıtmalar yaparız. Acaba bu çarpıtmalar doğru mu ? Yoksa biz öfkeli tutumumuz ve her an kötü bir şey daha olacak düşüncesiyle devam ettiğimiz için mi bunlar bizi buluyor?
TEMEL BEKLENTİ ETKİSİ: KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN KEHANET
Kendini gerçekleştiren kehanet oldukça yaygın biçimde işleyen bir süreçtir ve kalıp yargıların kalıcı hale gelmesi ve yaygınlaşmasında oldukça etkilidir. Belli bir grubun üyelerinin nasıl olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğine ilişkin beklentiler geliştirdiğimizde, bu süreç devreye girer. Yeni tanıştığımız bir grup insana samimi davranma olasılığımız, onların mesafeli ve içten pazarlıklı olduklarına inandığımızda, sıcak ve dost canlısı olduklarını düşündüğümüzde olduğundan çok daha azdır. Büyük olasılıkla, samimi bulmadığımız bir grubun üyelerine, beklentilerimiz doğrultusunda mesafeli davranırız. Sonuç olarak, onlar da bizim soğukluğumuza gücenir ve bize bu doğrultuda karşılık verirler. Böylece, onlara ilişkin beklentimiz, aslında temelde bizim kendi davranışımızla biçimlenmiş olsa da, kendini doğrulamış olur (Andaç Demirtaç Madran, 2012). Aynı şekilde “günüm berbat geçecek” düşüncesiyle güne başladığımızda algılama biçimimiz buna göre şekil alacaktır ve olumlu durumları görmek yerine olumsuz durumlara odaklanmamıza sebep olacaktır. Peki bunu nasıl engelleyebiliriz?
BEKLENTİLERİ YARARIMIZA KULLANMAK
Mesela ilk örneğe odaklanabiliriz. Çalar saatinizi duymadınız, bunun sebeplerini düşünebilirsiniz. Belki de uyku kalitenizi gözden geçirmeniz gerekiyordur. Trafiğin yoğun oluşu acaba daha önceleri erken çıktığınız için çok fazla trafiğe denk gelmemenizden kaynaklı olabilir mi? Yani trafik sizi değil belki de siz onu buldunuz. Bu da size her gün erken çıkmanızın ne kadar da sağlıklı bir fikir olduğunu göstermiş oluyor. Patronunuz işe her zamankinden daha erken geldi. Bu riskli davranışlar için size büyük bir tecrübe kazandırabilir. Başka bir zaman patronum nasıl olsa geç geliyor diyerek kaytarmaya meyilli tutumunuz olacaksa da bunu engellemiş olursunuz. Yani olası büyük olumsuzlukları engelleyecek küçük bir olumsuzluk yaşamış oldunuz. Evet günün sonuna yaklaştınız. Kendinize yorucu günün ardından güzel bir ödül verebilirsiniz, hafif bir tatlı, yürüyüş, spor, müzik, sinema artık hangisi daha çok keyifli geliyorsa. Belki de unuttunuz kendinize zaman ayırmayı, kaçta uyuduğunuzun farkında bile olmadan geçti belki de günler. Böyle küçük aksilikler bazı şeyleri gözden geçirmek ve daha sağlıklı günler yaşamak adına size bir uyarıcı olabilir.



Yorumlar